Ara
Om Medya
Ev tekstili Bursa’dan sorulur

TÜRKİYE ihracatının lokomotif sektörlerinden olan tekstil, yaşanan krize rağmen yaptığı planlar çerçevesinde ayakta kalmaya çalışıyor. Ülkemizin geleneksel sanayi kolları arasında bulunan tekstilde üretim, istihdam, ihracat hacmi bakımından bugün geldiği aşama oldukça yüksek. Tekstil sektöründe, Türkiye’de kurulu kapasite, iğ sayısı itibariyle dünyada 6., rotor sayısında ise 4. sırada bulunuyor. Avrupa Birliği’nde kurulu kapasitenin neredeyse yarısı Türkiye’de. Pamuk üretiminde dünyanın 6. büyük pamuk üreticisi olan ülkemizde, ev tekstilinde broderi ve gipür üretimi için kurulan makine parkı dünyanın en büyüğü. Avrupa’nın en büyük nevresim üreten fabrikası da Türkiye’de bulunuyor. Türkiye havlu konusunda ise dünyanın ilk üç tedarikçisinden biri. İşte bu çerçevede ihracatı artırmak adına çalışmalarını var gücüyle sürdüren Tekstil İhracatçı Birlikleri bugün İstanbul, Ege, Denizli, Akdeniz, Antalya, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri bünyesinde bulunuyor. UİB Genel Sekreterliği bazında kurulan Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) de bunlardan biri. Birliğin, 1991 yılında Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçı Birliği ile Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin kurulmasıyla, sekreterliğin ihracat rakamlarından aldığı yüzde 97’lik pay bugün yüzde 24’lere gerilemiş durumda bulunuyor. Bu yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine oranla miktar bazında yüzde 9,2’lik düşüş kaydederek 98,8 milyon dolarlık ihracat yapan UTİB, değer bazında ise yine geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 5’lik bir artış ile 816,8 milyon dolarlık ihracata imza attı. Bugün aktif 6 bin üyesi bulunan UİB Genel Sekreterliği’nin bin 112 üyesi Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’ne bağlı bulunuyor. Tekstil İhracatçı Birlikleri’nin buradan aldığı pay, 1,06 milyar dolar ihracat ile yüzde 4,8. 2007 yılında Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği, 6,5 milyar dolarlık Türkiye geneli tekstil ihracatının yüzde 16,3’ünü gerçekleştirdi. 2008 yılının ilk 9 ayı itibarıyla ise bir önceki yıla oranla yüzde 5,5 artışla 816 milyon dolarlık ihracata imza atıldı.

Ar-Ge ve tasarıma yatırım şart

Tekstil sektörü gelişim tarihine bakıldığında, ipekçilik ve dokumacılığın geçmişten bugüne dek bölgenin yapı taşlarından biri olduğu gözlemleniyor. Gelişen teknolojiyle birlikte sektörün üretim şekilleri yerini modern tesislere bırakıyor. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’da tekstil sektörünün bu denli gelişmesinin, kara tezgahlarda bu işi yapanların, bugün yeni teknolojileri takip ederek başarılı olmasıyla gerçekleştiğini düşünüyor. Tekstil sektörü Türkiye’de 2,5 milyona yakın insana istihdam sağlıyor. Bu rakam tüm Avrupa’daki rakama eş değer denilebilir. Tekstilin Bursa istihdamına katkısının da bu nispette olduğunu açıklayan Burkay, “İngiltere merkezli bir kuruluş olan City Mayors’un yaptığı bir araştırmaya göre Bursa dünya üzerindeki en hızlı büyüyen ilk 100 şehir arasında yer alıyor. Bu sürecin başında da emek yoğunluklu bir sektör olan tekstilin Bursa’da konuşlanması geliyor.” diyor. Geçmişte Bursa’da yapılan yatırımlar bölgede sektörün hızla gelişmesine ön ayak olmuş. Markalaşma ve tasarımın etkisi de bunda oldukça büyük. Önümüzdeki süreçte bölgede gerçekleşecek yatırımların makinelerle sınırlı kalmayıp yine bu yönde ilerleyeceği öngörülüyor. Ar-Ge ve tasarıma büyük yatırım gerçekleştirdiklerini açıklayan Burkay, amaçlarının Türkiye’yi dünyada ev tekstili sektöründe moda ve trendlerin belirlendiği en önemli merkezlerden biri yapmak olduğunu belirtiyor. Gelecekte Ar-Ge ve tasarıma yatırım yapmayan ülkelerin ayakta kalamayacağını vurgulayan Burkay sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kendimize çizdiğimiz rota çerçevesinde, bugün Türkiye dünya ev tekstili moda ve trendlerini İtalya ve İspanya ile birlikte oluşturuyor. Türkiye’nin trend belirleyen ülkeler arasında yer almasında Bursa başı çeken kentlerden birisi. Bursalı tekstilciler, fason parça üretimlerden dünyanın bildiği markaları oluşturdular.” Türkiye ekonomisinde yaşanan sevindirici gelişmelerin, sektörel bazda sıçramalara neden olduğunu belirten Burkay, tekstilin büyük hacim artışına aynen uymasının düşünülemeyeceğini anlatıyor. Otomotiv, demir çelik ve kimya sektörleri başta olmak üzere, diğer sektörlerin tekstil sektörünün üzerindeki ağır yükü sırtlamaya başlamasının olumlu bir gelişme olduğunu belirten Burkay, “Ancak kamuoyunda tekstil sektörünün öneminin azaldığına dair intibaların oluşması doğru değil. Diğer sektörlerin dünya arenasındaki rekabet gücünün artması ve korunması konularında, tekstil sektörünün zaman zaman acıda olsa edindiği tecrübelerinden faydalanmaları gerekiyor.” diyor.

Dünyayı sarsan kriz sektörü ne derece etkiler?

Son dönemde tüm dünyayı saran ve ortamı adeta kaosa sürükleyen krizin Türkiye’ye etkileri yavaş yavaş kendini göstermeye başlıyor. ABD’de başlayan ve AB coğrafyasında hüküm süren krizin etkileri ele alındığında, tekstilin ihracat alanlarının çeşitliliği dolayısıyla diğer sektörlere nazaran daha avantajlı olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin Avrupalı rakipler karşısında diğer coğrafyalarda verilen mücadelede önümüzdeki dönem elindeki pazarları koruyacağı tahmin ediliyor. Önceden yapılan planlamaların sonucunda sektörel ve bölgesel çeşitliliğin sağlanmasıyla krize karşı dayanıklılıklarının sevindirici olduğuna dikkat çeken Burkay, “Bu dayanıklılıkta geçmişte çektiğimiz acılarında payı bulunuyor. Tekstil sektörünün ihracatı Türkiye geneline bakıldığında yüzde 13 artmış durumda. Artışın sebebi, tekstilin hedef pazarlarını değiştirme stratejisinde yatıyor. Akdeniz havzasında ve avro bölgesinde yaşanan küçük ihracat azalışlarını, Asya Pasifik’te elde ettiğimiz yeni pazarlarla telafi etmeye çalışıyoruz. Tekstil sektörü Türkiye’nin yeni ihracat stratejisine iyi ayak uydurarak elde ettiği yeni pazarlarla Avrupa’daki durgunluğun etkilerini en aza indirmeyi başardı.” şeklinde konuşuyor. Bu konuda iki yıl önce başlattıkları alternatif pazar yaratma stratejilerinin bugün meyvelerini vermeye başladığını anlatan Burkay, Avrupa’daki daralmadan kaynaklı kayıp pazarların etkisini yenilerle hafifletmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Bu konuda adımların dikkatli atılması gerektiğini savunan Burkay, önceliğin mevcut olanların korumaya verilmesi halinde krizden darbe almadan çıkılabileceğini belirtiyor: “Her ne kadar Merkez Bankası’nın verilerine göre tekstil sektörü sıfır karla çalışsa bile, J.F. Kennedy’nin; ‘Kriz Çince’de iki kelimeden oluşur; risk ve fırsat.’ sözü de akıllara gelmiyor değil. Kriz döneminde ayakta kalabilmek için marka ve moda ürünlerle dünya piyasalarında yer almak gerekiyor. İhracat hacmi 6,5 milyar doları bulan tekstil sektörünün, 3 milyar dolarlık alt sektörü ev tekstilinde Türkiye yürütülen çalışmalar sonunda dünyanın önde gelen moda ve trend merkezlerinden birisi haline geldi.” Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki sorunların çözümü yönünde atılan adımlara da değinen Burkay, bu yönde Tekstil Teknolojileri Çalışma Grubu adında bir oluşum gerçekleştirdiklerini açıklıyor. Kurulun 7 ana çalışma gurubuyla sektörel strateji planı oluşturduğunu açıklayan Burkay, gelecek dönemde Türkiye İhracatçı Meclisi’nin de katkılarıyla Tekstil Teknolojileri Merkezlerini Türkiye’nin tüm tekstil merkezlerinde kurmayı hedeflediklerini söylüyor. TR

İbrahim Burkay kimdir?

1963’de Bursa’da doğan İbrahim Burkay, hem 1974 yılında aile şirketi olarak kurulan Burkay Tekstil A.Ş.’nin yanı sıra, kimya ve inşaat sektöründe de faaliyet gösteren şirketler grubunun tepe ismi. 2002 yılından bu yana Yönetim Kurulu’nda görev aldığı Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin şu anda Başkan Yardımcılığı’nı yürüten Burkay, TOBB’un Tekstil Meclisi Üyeliği’nin yanı sıra Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliğinin Başkanlığı görevini sürdürüyor. İngilizce bilen İbrahim Burkay evli ve dört çocuk babası.

Önceki Sayfa